Hasköy İlçe Mi?
Bir sabah, kahvemi yudumlarken eski bir dostumun mesajı düştü telefonuma: “Hasköy ilçe mi, köy mü?” Hemen bir tebessüm belirdi yüzümde. Bu soru, bana bir zamanlar çok sevdiğim bir anıyı hatırlattı. Düşünsenize, yıllar önce, İstanbul’un karmaşasında bir köşe arıyordum; işte o köşe, Hasköy’dü. Ne ilçe, ne köy, belki de bir yerde hem köy hem de ilçe arasındaki o sıfır noktasında bir yer. Hasköy’ü merak eden dostumla yaptığımız sohbeti hatırladım; o zaman ben de Hasköy’ün tam olarak nereye ait olduğunu, kimlere ait olduğunu tartışıyordum. Ve işte o gün, bu sorunun ardında başka bir soruyu keşfettim: Hasköy, gerçekten bir yerden daha fazlası mıydı?
Biraz derinlemesine bakmak gerek. Gelin, şimdi size Hasköy’ün gizemini çözmeye çalışan iki karakterin hikâyesini anlatayım.
Bir Erkek ve Bir Kadın, Hasköy’ün Hikâyesi
O zamanlar Hasköy’ü ilk kez görmeye gittiğimizde, Emre ile ben arasında bir fark vardı. Emre, her şeyin mantıklı ve çözüm odaklı olmasını isteyen bir adamdı. Hasköy’e ne olduğunu merak ettiğinde, aklında bir sorudan fazlası yoktu: Hasköy ilçe mi, yoksa köy mü? Bu soruya bir cevap bulmalıydık, bu kadar basit. Belki bir harita ya da internet üzerinden bir bilgi edinerek, olayın çözümü çok basit olabilirdi. O, bu konuda çözüm aramak için her zaman planlıydı. “Hadi bakalım, bu soruyu bir şekilde çözüp yolumuza devam ederiz” diyordu.
Ama ben farklıydım. Hasköy, benim için sadece bir coğrafi yerden ibaret değildi. Benim gözümde Hasköy, tarih kokan, köyün eski izlerini taşıyan ama aynı zamanda şehre de entegre olmuş, insanlarla dolu bir yerdi. Her duvarında geçmişi hissediyor, her köşede bir hikâye buluyordum. Emre’nin aksine, ben sadece bu yerin coğrafyasını değil, ruhunu da anlamak istiyordum. Hasköy’de ne vardı, kimler yaşardı, nasıl bir kültür vardı? Sorularım, basit bir çözüm arayışından çok daha fazlasını kapsıyordu.
Emre, bir haritaya bakarak, “Hasköy, İstanbul’a bağlı bir semt. Demek ki ilçe,” dedi. Bu kadar basit bir şeydi işte. O, sorunun cevabını çabucak bulmuş ve hemen çözümüne geçmek istemişti. Ama ben, o cevabı kabul etmek yerine, etrafımda gezinmeye, o mekanın havasını içine çekmeye devam ediyordum. Birinin şehrin gürültüsünden kaçıp, Hasköy’de sakin bir yaşam aradığını düşünüyordum. “Hasköy, yalnızca bir yer değil, bir yaşam tarzı” diye içimden geçiriyordum.
Hasköy: Bir İlçe mi, Yoksa Bir Köy mü?
Sonunda, Emre’nin çözüm odaklı yaklaşımı galip geldi ve internette Hasköy’ün İstanbul’a bağlı bir semt olduğunu öğrendik. Ama bana göre bu açıklama, bir anlamda Hasköy’ün ruhunu tam olarak anlatamıyordu. O yer, ne bir köydü, ne de sıradan bir ilçe. Hasköy, bir köyün huzurunu ve ilçe hayatının dinamizmini içinde barındırıyordu. Ne zaman bir sokakta yürümeye başlasam, birinin kapısını çaldığımda eski bir komşu gibi sıcak karşılanıyordum. Burada, bir arada yaşama ve dayanışma vardı. Herkes birbirini tanıyor, geçmişe dair pek çok anıyı paylaşıyordu. Yani, Hasköy’ün bir yeri tanımlamanın ötesinde bir anlamı vardı.
Emre’nin çözüm odaklı bakış açısı, hızlıca bir yanıt almak için her zaman işe yarayabilirdi. Ama ben Hasköy’ün yalnızca yerel yönetimle, coğrafya ile ya da resmi olarak tanımlanmış sınırlarla açıklanamayacak kadar derin bir anlam taşıdığına inanıyordum. Hasköy, bir duyguydu; insanların birbirine yakın olduğu, samimi bir yerdi.
Hasköy, Nereye Ait?
İşte tam burada, bu soruyu yeniden sormaya başladım: Hasköy gerçekten sadece bir ilçe mi? Yavaşça düşündüm: Hasköy, bizden ne alıyordu? Hasköy, hayatın o doğal akışını içinde barındırırken, insanlara sadece bir yerin sınırlarını değil, aynı zamanda bir topluluğun sıcacık ilişkilerini de sunuyordu. Burası, fiziksel değil, duygusal bir aidiyet yaratıyordu. Sadece bir yer değil, bir yaşam biçimi, bir yaşam tarzıydı.
Belki de Hasköy, bazen ilçe, bazen köy, bazen de bir şehirdir. Burası, bir anlamda hem köy hem de ilçe arasında sıkışmış, ama her ikisinin de en güzel özelliklerini içinde taşıyan bir yerdir. İnsanlar burada birbirlerine sıkıca bağlanır, geçmişe olan aidiyetlerini yaşar, ama şehre de dokunurlar.
Siz Hasköy’ü Nasıl Tanımlıyorsunuz?
İşte tam da burada, size bir soru bırakıyorum: Hasköy’ü bir ilçe olarak mı görüyorsunuz, yoksa bir köyün huzurunu ve sıcaklığını mı? Belki de Hasköy, bir köyün rahatlığını, bir ilçe hayatının dinamizmiyle birleştiriyor. Peki ya siz, Hasköy’ün kimliğini nasıl tanımlıyorsunuz? Yorumlarda bu tartışmayı başlatabiliriz. Ne dersiniz?