İçeriğe geç

Allahından bul beddua mı ?

Allahından Bul Beddua mı? Kalbimde Kalan Bir Sözün Hikâyesi

Kayseri’de yaşadığım küçük bir apartman dairesinde, çoğu gecemi eski defterlerime birkaç cümle yazarak geçiriyorum. 25 yaşındayım ve bazen bir gün içinde yaşadığım tek bir olay, günlerce içimde yankılanabiliyor. İnsan büyüdükçe bazı sözlerin ağırlığını daha iyi anlıyor. Çocukken duyduğumuz bazı cümleler sadece birer kelime gibi gelirken, yıllar sonra aynı sözlerin içinde ne kadar büyük bir kırgınlık, sevgi ya da çaresizlik saklı olduğunu fark ediyoruz.

Benim için de böyle bir söz vardı: “Allahından bul.”

Bu cümleyi ilk duyduğumda içim acımıştı. Çünkü bu söz bana hep kızgınlığın, kırgınlığın ve artık insanın kendi gücünün yetmediği yerde adaleti Allah’a bırakmasının ifadesi gibi gelmişti. Uzun süre düşündüm: Allahından bul beddua mıydı, yoksa sadece kalbi kırılmış bir insanın son sözü müydü?

Bu sorunun cevabını kendi yaşadığım bir olayla anlamaya başladım.

Güvendiğim Bir İnsanla Yaşadığım Kırgınlık

“Allahından bul beddua mı” hakkında araştırma yapanlar için hazırlanan bu içerikte önemli noktalara değineceğiz.

Hayatımda herkese kolay güvenen biri olmadım. Belki de fazla duygusal olduğum için insanların söylediklerini çok ciddiye alıyorum. Birinin verdiği sözü, yaptığı iyiliği veya gösterdiği samimiyeti hemen kalbimin bir köşesine koyuyorum.

Birkaç yıl önce çok yakın olduğum bir arkadaşım vardı. Onunla uzun sohbetler eder, gelecekle ilgili hayallerimizi paylaşırdık. Kayseri’nin sakin akşamlarında çay içerken saatlerce konuştuğumuz günleri hâlâ hatırlıyorum. O zamanlar hayatımda böyle sağlam bir dostluğun olmasına çok seviniyordum.

Ama bazen insanları tanıdığımızı sandığımız yerlerde yanılabiliyoruz.

Bir gün, benim için çok önemli olan bir konuda onun bana dürüst davranmadığını öğrendim. İlk hissettiğim şey öfke değildi. Daha çok büyük bir hayal kırıklığıydı. Çünkü insan düşmanından gelen darbeye hazırlanıyor ama sevdiği birinden gelen kırgınlığa hazırlanamıyor.

O gece odamda uzun süre oturdum. Dışarıdan araba sesleri geliyor, şehrin sessizliği evin içine yayılıyordu. Günlüğümü açtım ve tek bir cümle yazdım:

“Beni en çok üzen şey yaptığı değil, bunu benden saklaması.”

Kalpten Çıkan “Allahından Bul” Sözü

Ertesi gün onunla karşılaştığımda içimde büyük bir mücadele vardı. Bir yanım hiçbir şey olmamış gibi davranmak istemiyordu. Diğer yanım ise yıllarca değer verdiğim bir insanı tamamen hayatımdan çıkarmaya hazır değildi.

Konuşmaya başladık. Bana bazı açıklamalar yaptı ama söyledikleri içimdeki kırgınlığı hemen geçirmedi. Çünkü bazen özür duymak yetmez, kaybolan güvenin yeniden kurulması zaman alır.

O an kendimi tutamadım ve sadece şunu söyledim:

“Allahından bul.”

Bu söz ağzımdan çıktığı anda içimde garip bir his oluştu. Bir yandan rahatlamıştım çünkü içimde biriken acıyı dışarı çıkarmıştım. Diğer yandan ise kendimi sorgulamaya başladım.

Ben beddua mı etmiştim?

Bir insanın başına kötü bir şey gelsin diye mi söylemiştim bunu?

Hayır.

Aslında istediğim şey onun acı çekmesi değildi. Sadece yaşattığı haksızlığın farkına varmasını istiyordum. Beni nasıl kırdığını anlamasını, bir insanın kalbini incitmenin ne kadar ağır olduğunu görmesini istiyordum.

Allahından Bul Beddua mı, Yoksa Bir Teslimiyet mi?

O günden sonra bu söz üzerine çok düşündüm. “Allahından bul” cümlesinin anlamı bana göre sadece bir beddua değildir. Bazen insanın içinde taşıdığı büyük kırgınlığı, kendi elleriyle bir karşılık vermek istemediğini ve adaleti Allah’a bıraktığını anlatır.

Çünkü herkesin hayatında kendini çaresiz hissettiği anlar vardır. Bazen haksızlığa uğrarsınız, bazen emeğiniz görmezden gelinir, bazen de en güvendiğiniz insan sizi yaralar.

İşte o anda insanın içinden bazı sözler dökülür.

Ama önemli olan kalpte ne taşıdığınızdır.

Eğer bir insan “Allahından bul” derken karşısındakinin yok olmasını, acı çekmesini diliyorsa bu başka bir duygudur. Fakat sadece “Ben yaşadığım haksızlığı Allah’a bırakıyorum” diyorsa, bu daha çok bir teslimiyet ve iç dökmedir.

Ben o gün aslında arkadaşımı cezalandırmak istememiştim. Sadece kendi içimdeki acıyı susturmak istemiştim.

Günlüğüme Yazdığım Gerçekler

İlgili Yazımız: Dulkadiroğlu Beyliği Avşar mı ?

Ben günlük tutmayı çok seviyorum. Çünkü bazı duygular konuşarak anlatılmıyor. İnsan bazen karşısındaki kişiye söyleyemediği şeyleri bir deftere yazınca biraz hafifliyor.

O olaydan birkaç gün sonra günlüğümde şu satırlar vardı:

“Bugün hâlâ kırgınım. Ama nefret etmek istemiyorum. Çünkü nefret insanın kendi kalbini yoruyor.”

Bu cümleyi yazarken gözlerim dolmuştu. Çünkü gerçekten de bazı insanlar bizi incittiğinde en zor şey onları affetmek değil, içimizde taşıdığımız yükten kurtulmaktır.

Ben de bunu öğrenmeye çalıştım.

Affetmek, yapılanı unutmak değildir. Affetmek bazen sadece kendi huzurunuzu geri almaktır.

Bir Karşılaşma ve Beklemediğim Bir Duygu

Aradan aylar geçti. Bir gün Kayseri’de eski bir sokakta yürürken onunla tekrar karşılaştım. Hava soğuktu, insanlar hızlı adımlarla evlerine gidiyordu. O an içimde geçmişten kalan bütün duygular yeniden hareketlendi.

Beni görünce yanıma geldi.

Konuşmaya başladık.

Bana yaşanan olayın üzerinden çok düşündüğünü söyledi. Hatasını fark ettiğini, o dönem yaptığı şeyin beni ne kadar kırdığını anladığını anlattı.

İtiraf etmeliyim ki o anda beklemediğim bir duygu hissettim.

Mutluluk değildi.

Zafer hissi de değildi.

Daha çok bir rahatlama gibiydi.

Çünkü bazen insanın istediği şey karşısındakinin pişman olması değil, yaşadığı acının görülmesidir.

O gün eve dönerken uzun süre yürüdüm. İçimde garip bir huzur vardı. Aylar önce söylediğim “Allahından bul” sözünün aslında hayatımda bir öfke olarak kalmasını istemediğimi fark ettim.

Ben sadece adalet istemiştim.

Kırgınlıkların İçinde Kaybolmamak

Hayat bana şunu öğretti: İnsan bazen haklı olduğu halde bile kendi kalbini korumayı öğrenmeli.

Sürekli geçmişte yaşananları düşünmek, bize yapılan haksızlıkları tekrar tekrar hatırlamak insanı yorar. Ben de uzun süre bu yükü taşıdım. Her düşündüğümde yeniden kırıldım.

Ama zaman geçtikçe bazı şeylerin değiştiğini gördüm.

Artık “Allahından bul” sözünü duyduğumda sadece bir beddua düşünmüyorum. O sözün içinde kırılmış insanların sessiz çığlığını da görüyorum. Bir insanın artık kendi gücüyle çözmeye çalışmadığı, hakkını ve yaşadıklarını Allah’a emanet ettiği bir anlam taşıyabileceğini düşünüyorum.

Son Olarak Kalbimde Kalanlar

Şimdi geriye dönüp baktığımda, o yaşadığım olayın bana önemli bir ders verdiğini hissediyorum.

İnsanları sevmek güzel ama kendimizi de korumayı bilmeliyiz. Herkese iyi niyetle yaklaşmak değerli ama herkesin bizim verdiğimiz değeri aynı şekilde taşıyamayacağını da kabul etmek gerekiyor.

“Allahından bul” belki de bu yüzden çok derin bir söz.

Bazen kızgınlıkla söylenir, bazen gözyaşıyla, bazen de sessiz bir kabullenişle.

Benim hikâyemde bu söz bir intikam isteği değildi. İçimde biriken kırgınlığın dışarı çıkmasıydı. Sonrasında ise öğrendiğim şey şuydu: İnsan en büyük huzuru, karşısındakinin cezasını görmekte değil, kendi kalbini iyileştirmekte buluyor.

O gece günlüğümün son sayfasına şunu yazdım:

“Bazı insanlar hayatımıza kalıcı olmak için değil, bize bir şey öğretmek için girer. Önemli olan onların bıraktığı yarayla değil, o yaradan öğrendiğimiz güçle yolumuza devam etmektir.”

Ve hâlâ bazen eski defterlerimi açtığımda o sayfaya bakıyorum. İçimde küçük bir sızı oluyor ama artık o sızı beni üzmüyor.

Çünkü bazı sözler, söylendiği anda can yaksa da zamanla insanın kendini anlamasına yardımcı oluyor.

“Allahından bul” da benim için böyle bir söz olarak kaldı.

“Allahından bul beddua mı” hakkındaki meraklarınızı giderebildiysek ne mutlu bize. Guti ailesi olarak her zaman yanınızdayız!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
https://robotforum.com.tr https://sporhabercisi.com.tr https://fidu.com.tr Sitemap
ilbet mobil girişilbet girişgrand opera bethttps://www.betexper.xyz/betci bahisbetcihttps://betci.online/hiltonbet