Ürkek Korkak Ne Demek? Hadi Biraz Gülüp, Biraz Düşünelim
Bugünlerde etrafımıza bir bakıyoruz, herkesin bir “korkak” ya da “ürkek” olma durumu var. Hani, çoğu zaman komik olaylar yaşanır, biz de gülüp geçeriz ya… İşte o anlarda insan, “Ürkek korkak ne demek?” sorusunu ciddi ciddi sorgulamaya başlıyor. Ne zaman korkak olduk, ne zaman ürktük, nereye kadar korkmamız normal, ne zaman abartıyoruz? Hadi gelin, bugün bu ikili hâlin anlamını eğlenceli bir şekilde keşfetmeye çalışalım. Hem de biraz da içten içe kendimizle dalga geçerek.
Ürkek Korkak: Aslında Aynı Şey mi?
“Ürkek” ve “korkak” kelimeleri bazen birbirinin yerine kullanılabiliyor. Ama aralarında ince bir fark olduğunu düşünüyorum. Mesela, ben ürkek olduğumda, bir anda korkmaya başlarım. Korkak olduğumda ise… Ha, korkaklık zaten temelde sürekli korku halini yaşamak değil mi? Hadi bir örnek üzerinden gidelim.
İzmir’de yaşayan, esprili ama derin düşünen bir adam olarak, her günkü rutinimde komik olaylar yaşıyorum. Bir gün, markete gittiğimde kasa kuyruğunda biri elinde ekmekle sırtımı tıklattı. O an ne yapacağımı bilemedim. Çünkü ekmekle sırtımı tıklatmak, sadece ürkek biri için anlaşılabilir bir şeydi. “Ne oluyor lan?” diye dönüp bakınca, önümdeki kişi gayet sakin bir şekilde “Ürkek misin?” diye sordu.
O an şunu fark ettim: İnsanlar bazen “ürkek” kelimesini, birine sadece dikkatlice yaklaşan, temkinli bir şekilde hareket eden biri olarak kullanıyor. Ama korkaklık, daha farklı bir şey. Korkaklık, bir şeyden gerçekten kaçma eğilimidir. Bunu düşündüm ve kendimi o kadar korkak hissettim ki…
Korkaklıkla Mücadele: Gerçekten Korkuyor muyum?
Ben korkak mıyım? Hayır, ama bazen “ürkerim”. Örneğin, dışarıda tek başıma yürürken karanlık bir sokağa girdiğimde “acaba bir şey olacak mı?” diye düşünmeye başlıyorum. Ama bu sadece kafamın içinde dönüp duran bir düşünce. Korku, başka bir şey. Yani, gerçekten bir tehlike anında, gerçekten kaçmaya karar vermek, işte o zaman korkaklık devreye giriyor. Ama ürkeklik… O, biraz daha geçici, biraz daha geçişken bir ruh hali. Hani o an tüylerinizin diken diken olduğu ama hemen toparlanıp normal hayata devam ettiğiniz türden bir şey.
Bazen, küçük bir sesle ürkerim. Örneğin, gece yatarken pencereden gelen hafif bir rüzgar sesiyle uyanırım ve birden “Aman Tanrım, birisi penceremi açtı mı?” diye düşünüp karnıma kramp girer. Ama korkaklık… Yani, bu durumda gerçekten kalkıp penceremi kontrol edersem, işte o zaman korkaklık devreye girmiş olurum. Gülüyoruz, değil mi? O anki panik anımda, aslında sadece ürkek oldum. Gerçek korku yaşamadım, sadece beynim beni biraz zorladı.
Birkaç dakika sonra, “Neyse, bir şey yok” diye rahatlayıp uyuyorum. O yüzden ürkeklik bir geçici ruh hali; ama korkaklık, o anın içinde yaşamak zorunda olduğunuz bir durum.
Kendimle Dalga Geçerken: Herkes Biraz Ürkek Olur, Değil Mi?
Özellikle arkadaş grubumuzla toplandığımızda, bazen kendi korkaklıklarımızı takılmak için kullanırız. Mesela, gece 2’de otobüs durağında yalnız kalmışken, arkadaşlarım bana şunları söyler:
“Aa, korkmadın mı? Tüh ya, sen aslında korkaksın!”
Ben de hep diyorum:
“Korkaklık değil, ürkeklik! Benim içimdeki korkak sadece kısa süreliğine sahada!”
Ve her şey bir espriye dönüşür. Ama burada işin içine biraz mizah katmak zorundayım. Çünkü korkaklık ve ürkeklik bazen komik hale geliyor. Mesela, hiç yanınızda kimse yokken gece yürürken, aniden sanki birinin sizi takip ediyormuş gibi hissediyorsunuz. O an bir an için ürkerim, ama bir saniye sonra “Aha, hayal görüyorsun!” diyip gülüyorum. Herkes biraz ürkek olmalı, değil mi? Yani, kimse tam olarak cesur değil, herkesin içinde biraz ürkeklik vardır.
Ürkek Korkak Olmanın Zayıf ve Güçlü Yönleri
Gelelim biraz daha derinleşmeye. Ürkek olmak bazen çok doğal ve insani bir şey. Mesela, bir yolculuğa çıkmadan önce yapacağınız hazırlıklar, uçak korkusu gibi, küçük bir ürkekliği tetikleyebilir. Ama bunun da sağlıklı bir tarafı vardır. İnsanın bir şeye karşı temkinli yaklaşması, ona zarar vermemek için gerekli olabilir. Ürkeklik, kendinizi güvende hissetmeye çalışmak, kötü bir şeyin olmasına engel olmaya çalışmaktır.
Fakat korkaklık, bağırsaklarınızda her şeyin sizi öldürecekmiş gibi hissettiren o aşırı panik hali… Evet, korkaklık bazen bizi geri tutar, ama gerçekten tehlikeli bir durumda, bir şeyler yapma gücünüzü elinizden alabilir. Korkaklık, belki de hayatın en gereksiz hali olabilir. Ne olur, bir şeylerin peşinden koşmak zorunda değilsiniz. Ama korkmak da ne kadar zaman kaybettirici, değil mi?
Sonuç: Ürkek mi, Korkak mı?
Şimdi, gelin hep birlikte düşleyelim: Hepimiz birer ürkek ve korkak olabiliriz. Evet, bazen “şu an gerçekten korkuyorum” diyebilirim, ama genelde sanki bir şeylerden kaçmam gerektiğini hissettiğimde, sadece ürkek oluyorum. Çünkü korkaklık, sürekli devam eden bir halken, ürkeklik bir duygu… Geçici, çoğu zaman kafa karıştırıcı, ama sonunda normale dönen bir şey.
Bana sorarsanız, herkesin içinde birer ürkek ve korkak parça var. Ama bunun da bir zamanla olgunlaşan, eğlenceli bir yanı vardır. Korkaklık, bazen abartılır ama hepimiz biraz ürkek olmalıyız ki, hayatın tehlikelerine karşı hazırlıklı olalım. Ama bir gün, korkularımızı alt edip cesur bir şekilde dışarı çıktığımızda, kimse bizim bu geçici ürkeklikleri hatırlamaz, değil mi?
O zaman söyleyin bakalım: Sizce de biraz ürkek olmak, korkaklıktan çok daha insancıl değil mi?